Susuz Yaz Kapıda: Tarım Alanları Tehlikede
Ülkemiz tarihinin en kurak kışlarından birini yaşadı. Barajlardaki su seviyelerinin kritik seviyelere düşmesi, tarım alanlarını susuz bırakma tehlikesini beraberinde getiriyor. “Kuyum var, tarlamı sularım” diyen çiftçiler de rahat nefes alamayacak. Su kullanımına getirilecek kısıtlamalar, tarım sektörünü derinden etkileyecek.
Yönetim Zafiyeti ve Önlemsizlik
Bu tablo, aslında bir sonuç. Yıllardır su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su yönetimi konusunda somut adımlar atılmadı. Yeni su kaynakları yaratmak için gerekli araştırmalar yapılmadı, bütçe ayrılmadı. İklim değişikliğinin etkileri göz ardı edildi. Nüfus artışı ve buna bağlı olarak artan gıda talebi de hesaba katılmadı.
Maden Ruhsatları ve Doğal Kaynakların Tahribatı
Kontrolsüzce verilen maden ruhsatları, nehirlerimizi, ormanlarımızı ve göllerimizi tehdit etmeye devam ediyor. Doğal kaynakların bu denli hoyratça kullanılması, su krizini daha da derinleştiriyor.
Çiftçi Çaresiz, Tarlalar Boş Kalma Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Ekonomik sıkıntılarla boğuşan çiftçiler, şimdi de su kısıtlamalarıyla karşı karşıya. Üretimin en büyük girdisi olan suyun olmaması, tarlaların boş kalma tehlikesini beraberinde getiriyor. Çiftçiler, bu yıl nasıl üretim yapacaklarını kara kara düşünüyor.
Yanlış Tarım Politikaları ve Kaybedilen Üretim
Yıllardır su kaynaklarımıza sahip çıkılması, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve çiftçilerin desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Ancak bu uyarılar dikkate alınmadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında geliştirilen kuru tarım teknikleri istasyonlarının terk edilmesi, su fakiri olan bu coğrafyanın en büyük hatalarından biriydi. Bölgesel üretim deseninin yanlış yönlendirilmesi sonucu, hem suyumuzu hem de üretimimizi kaybettik. Anavatanı Anadolu olan mercimek üretimini Kanada’ya kaptırdık. Konya ovasında su yoğun ürünlerin (yonca, mısır) teşvik edilmesi, bu yanlış yönlendirmelere bir örnek. Buğday, arpa, yulaf, fiğ, korunga, mercimek ve nohut gibi Konya ovasının ana ürünleri unutuldu. Artık bu ürünleri ithal etmek zorunda kalıyoruz.
Bütçe Nereye Harcanıyor?
Vatandaşın ödediği vergiler, su kaynaklarının korunması ve tarım sektörünün desteklenmesi gibi öncelikli alanlara harcanmıyor. Bütçenin doğru kullanılmaması, su krizini daha da derinleştiriyor.
Susuz Hayat Olmaz!
Su, hayatın temelidir. Susuz bir gelecek, sadece tarım sektörünü değil, tüm yaşamı tehdit ediyor. Acilen su kaynaklarımıza sahip çıkmalı, sürdürülebilir su yönetimi politikaları geliştirmeli ve çiftçilerimizi desteklemeliyiz. Aksi takdirde, susuz bir yazın ardından susuz bir gelecek bizi bekliyor.
Saygılarımla
Nuri Levent ÜNVER
Ziraat Mühendisi